BURSA’DA BULUNAN BİR KİLİSE BİNASININ SATIŞA ÇIKARTILMASI ÜZÜNTÜYLE KARŞILANDI

Kategori: Belgeler,Cemaat,Dini,Dinlerarası,Ekümenik,Kilise

 

 

bursa kilise

Sosyal medyada yer almış bir habere göre Bursa’da bulunan bir kilise binasının satışa çıkarıldığını üzüntüyle karşılıyoruz.

Bilindiği üzere Anadolu topraklarında bulunan ibadethaneler yurdumuzun kültürel zenginliğidir. Faal olan kilise binaları zaten ait oldukları cemaatler tarafından ibadete hazır vaziyette korunmaktadırlar. Bunların vakıf yönetim kurulları bu binaları ayakta tutmak için gereğini yerine getirmektedirler.

Fakat geçmişin üzücü savaş şartları nedeniyle cemaatinden yoksun kalmış sağlam durumda veya yıkık veya kısmen tahrip olmuş kilise binaları şüphesiz yurdumuzun zenginliği olmaya devam etmektedirler. Bu kilise binaları, yağmur, kar ve depremden zarar görmüş olmaları yanında, temellerinde olmayan hazinelerin aranması bahanesiyle insan eliyle tahrip edilmekte olduğu da bir gerçektir. Bu tahribat esasında dünya kültürel mirasını ve özellikle de yurdun kültürel hazinelerini tahrip etmekte, hatta yok olmalarına neden olmaktadırlar.

Cemaatimize ait kilise binaları geçmişte Osmanlı Padişah fermanlarıyla tesis edilmiş veya yine padişah fermanlarıyla yenilenmiş ve korunmuş oldukları bir gerçektir. Yurdumuzun kültürel zenginliğini teşkil eden ve cemaatinden yoksun kalmış kilise binalarını korumanın devletin ilgili kurumlarının uhdesinde olan bir görev olduğunu biliyoruz. Hepimizi sevindiren tarihi Ahtamar Surp Haç Kilisesi’nin onarılarak korunması bu görevin canlı bir tezahürüdür. Devletimizin bu ve bunun gibi ibadethanelerin korunmasıyla ilgili gerçekleştirdiği çalışmalarda bulunduklarını biliyoruz.

İnsanların iman akçeleriyle bina edilmiş ve temelleri dualarla atılmış olan kiliseler, hangi durumda bulunurlarsa bulunsunlar inancımız gereği ibadethane vasıflarını korumaya devem etmektedirler. Bu kilise binalarının ticari bir meta olarak algılanmaları ve bazı kişiler tarafından bir rant kaynağı olarak görülmeleri bizim için çok daha üzücü bir durumdur.

Kilise binalarının tesislerine cevaz vermiş fermanlarda belirtilmiş esas amaçlarıyla kullanılmaları sevindirici bir durum olacaktır. Kullanılamayacak durumda olan kilise binalarının devletin uhdesine geçmesinin ve şimdiki durumlarında korunmalarının doğru olacağı kanaatindeyiz. Bunun her şeyden önce yurdumuza ait bir zenginliğin korunması anlamıyla eşdeğer olacağı açıktır.

Bu durumun göz önünde bulundurulması ve gerekli duyarlılığın gösterilmesi her şeyden önce yurdumuz aleyhinde olumsuz ifadele sarf edenlerin gayretlerini akim kılacaktır.

TÜRKİYE ERMENİLERİ PATRİKLİĞİ