İSTANBUL ERMENİ CEMAATİ VE PATRİKLİĞİ

Bizans İmparatorluğu döneminde, 5. yüzyılda, Aziz Çevirmenler’in öğrencilerinden oluşan küçük bir İstanbul Ermeni Cemaati’nin varlığı biliniyor. Bu tarihten itibaren, İstanbul’da her zaman Ermeni cemaati varolmuştur. Ancak Osmanlılar tarafından fethine kadar Ermenilerin bu kentte kendilerine ait bir kilisesi olamadı. İstanbullu Ermeniler ibadetlerini Bizans Kilisesi bünyesinde yapmak zorunda kaldılar. Sultan II. Mehmet’in 1453’te İstanbul’u fethiyle birlikte İstanbul Ermeni cemaatinin tarihinde yeni bir dini özgürlük dönemi başladı. Ermeniler artık ibadetlerini kendi kiliselerinde, kendi ritüelleri uyarınca özgürce yapabileceklerdi. Fethedilen kent, Anadolu’nun çeşitli bölgelerinden göç eden Ermenileri kabul etmeye başladı. Böylece kentteki Ermeni nüfusu hızla çoğaldı. Kurulan yeni mahallelerde hayırseverler veya cemaat tarafından kiliseler de açılmaya başlandı.

Fethin ardından, Sultan II. Mehmet Bursa Ermenileri Episkoposu Hovagim’i 1461’de İstanbul’a davet ederek onu Ermeni Patriği ve Osmanlı İmparatorluğu’nun Doğu Ortodoks mezhebine bağlı Hıristiyan tebaasının ruhani lideri olarak tanıdı ve kendisini Rum Patriği’nin hak ve yetkilerine eşdeğer hak ve yetkilerle donattı.

Patriklik makamı ilk olarak Samatya’da bir Bizans Manastırı’nda kuruldu. Patrik Hovagim’den Areveltzi (Doğulu) Tavit I.’e dek, tam 20 patrik Samatya’da görev yaptı. 1641’de Patrik Tavit I., makamı Kumkapı’ya nakletti. Patriklik o tarihten bu yana Kumkapı’da aynı yerde, Türkiye Ermenileri’nin ruhani merkezi olarak görev yapmaktadır.

1718’de, Bitlisli Patrik Hovhannes IX.’un (Golod) döneminde yirmidört saat süren dev bir yangında kül olan hem Patrikhane, hem de Patriklik Kilisesi kısa sürede yeniden inşa edildi. 1820’de yine bir yangınla yok olan külliye Mimar Hovhannes Serveryan tarafından yeniden yapıldı. Altı yıl sonra, 1826’da yeni bir yangın Patrikhane’yi bir kez daha kül etti ve bu kez bina ve külliyesi, Hassa Mimarı Krikor Amira Balyan ve Garabed Amira Dövletyan tarafından inşa edildi. Patrikhane binası son olarak 1913’te, Patrik Hovhannes XII. (Arşaruni) döneminde, Krikor Melidosyan’ın mimarlığında yeniden inşa edildi.

I. Dünya Savaşı öncesinde Patrikliğin ruhani yetki alanı Doğu Anadolu’dan Kuzey Afrika’ya, Trakya’dan Avrupa’ya ve ABD’de yeni kurulan Ermeni cemaatlerine kadar uzanıyordu.

İstanbul Ermeni Patrikliği, Ermeni Kilisesi hiyerarşisindeki dört makamdan biridir. Bugün Türkiye ve Girit Adası’ndaki cemaatlerimizin ruhani merkezi olan Patrikliğe, kökenleri Anadolu’ya ait olan diaspora Ermenileri de manen bağlılık duymaktadırlar.

Günümüzde, Kilise Yönetim Kurulları’nı seçen cemaat üyeleri böylece kiliselerin varlığını sürdürmesinde etkin rol oynamaktadırlar. Cemaat üyelerinin bağışlamış olduğu gayrimenkullerin gelirinin de inananların bağışlarına eklenerek kiliselerin giderlerinin cemaat üyeleri tarafından karşılanabildiğini ifade edebiliriz.

20 Kasım 1998’de bu göreve seçilen Patrik Mesrob II. Hazretleri (Mutafyan) Türkiye Ermenileri Patriklik Makamı’nın 84. patriğidir.